Toplumsal Cinsiyet ve Koronavirüs Salgını

Julia Smith

Çev.: Melek Yılmaz

Julia Smith[1],  4 Şubat 2020’de Think Global Health’te yayımlanan Toplumsal Cinsiyet ve Koronavirüs Salgını[2] isimli makalesinde salgın nedeniyle birçok insanın evine çekildiği, temizlik ve sağlık önlemlerini en üst düzeye çıkardığı bu günlerde salgına toplumsal cinsiyet perspektifiyle yaklaşmanın hayatları kurtarmadaki önemini vurguluyor. Üzerinde durulması gereken bazı sorular aracılığıyla salgına karşı üretilen yanıt ve toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkinin kurulduğu bu makaleyi Türkçeye çevirerek sizlerle paylaşıyoruz.

Toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri salgınları daha kötü hale getiriyor, O halde hayat kurtarmaya yardım etmek için toplumsal cinsiyet analizini salgına verilen yanıtla neden şimdi bütünleştirmeyelim?

1 Şubat 2020’de, ülke yeni koronavirüs salgınıyla sarsılmışken yüz maskesi takan bir kadın Beijing, Çin’de, bir alışveriş merkezinin yakınında bir çocuğu tutuyor. REUTERS/Stringer

Politikacılar ve kamu sağlığı sorumluları Yeni Koronavirüs (nCoV2019) salgını hakkında soru yağmuruyla karşı karşıyalar. Birçoğu bilimsel ve teknik niteliğe sahip bu sorular, salgını kontrol altına almak için elzem. Örneğin, “Virüs ne kadar bulaşıcı?” “Hasta olmadan önce vücuttaki kuluçka süresi ne kadar?”  ve  “Hiç semptom göstermeyen insanlar tarafından yayılabilir mi?”

Bunlar dışında, yöneltilmesi gereken fakat çok nadiren sorulan bazı cevapsız sorular var. Kendi araştırmam gösteriyor ki salgına verilen yanıt anlamlı bir toplumsal cinsiyet analizini içermek konusunda sürekli başarısız oluyor. Başka araştırmacıların toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin salgınları ağırlaştırdığı ve toplumsal cinsiyet analizini içermeyen yanıtların eşitsizliği artırdığı yönündeki somut kanıtlarına rağmen bu oluyor.

Koronavirüse verilen karşılık toplumsal cinsiyet analiziyle bir an önce bütünleşerek bu kalıbı kırma şansına sahip. Toplumsal cinsiyet analizi, toplumsal olarak inşa edilmiş rollerin ve kimliklerin bir salgına karşı savunmasızlığı ve salgın deneyimlerini nasıl etkileyebileceğini sorar. Bunu yaparken odağında kadınlar ve erkekler, kız çocukları ve oğlan çocukları arasındaki farklılıklar olsa da ırk, etnisite, cinsellik ve dine bağlı eşitsizlikler de sorunun parçasıdır. Toplumsal cinsiyet analizi aşağıdakilere benzer soruları sormakla başlar. Tıpkı yeni koronavirüs (nCoV2019) hakkında sorulan daha teknik sorularda olduğu gibi, bu sekiz soruya verilecek cevapların çoğu şu an bilinmiyor ve bu kapsamlı bir liste değil. Virüsten etkilenen insanların karşılaştığı sonuçları iyileştirmek ve hayatlarını kurtarmak için koronavirüse karşı toplumsal cinsiyet perspektifiyle yaklaşmak gerekir. Aşağıda, bu yaklaşımı oluşturmak için yöneltilmesi gereken tetikleyici soru tiplerinin bir listesi yer alıyor.

Koronavirüsü atlatan, Jaimuay Sae-eung, 73, iyileşip 4 Şubat 2020’de Tayland’daki Nakhon Pathom Hastanesi’nden taburcu edildikten sonra bir basın toplantısına katıldı. REUTERS/Arthorn Pookasook

Veriler cinsiyete göre ayrılıyor mu? Bulaşma ve ölüm oranları açısından bir fark var mı? Eğer öyleyse, buna sebep olan biyolojik ve toplumsal etkenler nelerdir?

Cinsiyete göre ayrıştırılmış verilerin yayımlanmasındaki gecikmeler, 2014-16 Batı Afrika Ebola salgını sırasında hastalığın kadınlara erkeklerden daha çok bulaşıp bulaşmadığına dair yersiz tartışmalara sebep olmuştu.  Bu tartışmalar, salgın bitene kadar eşitsizliklerin nasıl ele alınacağına dair daha hayati soruları sorma çabalarını ertelemesi nedeniyle zarar vericiydi. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki güncel Ebola salgını verileri gösteriyor ki hastalıktan etkilenen insanların üçte ikisi kadındı. Bu yüksek bulaşma oranları kadınların toplumdaki bakım verme sorumluluğuna ve tanımadıkları erkek sağlık uzmanlarına dönük güven eksikliğine bağlı olarak değerlendiriliyor. Yetkililer ve politikacılar en çok bulaşma riski taşıyanlara ve yardıma en çok ihtiyacı olanlara ulaşmak istiyorlarsa bu etkenleri göz önünde bulundurmalılar.

 Hem resmi sağlık kuruluşlarında hem de evde hasta bakımını kimler üstleniyor?

Büyük ihtimalle çoğunlukla kadınlar. Evde bakımın büyük kısmını kadınlar sağlıyor ve küresel sağlık işgücünün çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. O halde, bakımın büyük kısmını kadınların sağladığını varsayarsak, destek ve hizmetlerin büyük kısmı da buna göre yönlendirilmeli ki bu da bizi sıradaki soruya götürüyor.

Bir anne 1 Şubat 2020’de Çin’de Hubei bölgesinden Jiujiang Yangtze Nehri Köprüsü’ne vardığında ağlıyor ve polise kızının kanser tedavisi nedeniyle kontrol noktasından geçmesine izin vermesi için yalvarıyor. REUTERS/Thomas Peter

Bakımı üstlenenlerin (çoğunlukla kadınlar) emeğinin karşılığı adil bir şekilde veriliyor mu ve bu kişiler destekleniyorlar mı?

 

Dünya genelinde, kadın sağlık çalışanları aynı alanda çalışan erkeklerden daha az para kazanıyorlar. Bu gibi eşitsizlikler sağlık çalışanlarının daha uzun saatler çalışmalarının zorunlu olduğu ve kaynakların kısıtlı olduğu salgın zamanlarında genellikle daha derinleşiyor. Kadınların çocuk bakımı gibi ek bakım sorumlulukları, ek destek gerektiriyor. SARS salgını sırasında Hong Kong’ta çalışan hemşireler muazzam kişisel bedeller ödediklerini; kişisel ve profesyonel sorumlulukları arasında sıkışmış gibi hissettiklerini anlatmışlardı.

 

Salgına verilen yanıta dair kararları kim alıyor?

 

Büyük olasılıkla çoğunlukla erkekler ve büyük olasılıkla bu erkekler baskın toplumsal grubu temsil ediyor. Örneğin; geçtiğimiz günlerde Başkan Donald J. Trump, on biri beyaz, on iki erkekten oluşan President’s Coronavirus Task Force’un [Başkan’ın Koronavirüs Görev Gücü] kurulduğunu açıkladı. 2019 tarihli Küresel Sağlık 50/50 Raporu [PDF] küresel sağlık alanındaki yönetim kadrolarında başı çekenlerin yüzde 72’sinin erkek olduğunu ortaya koyuyor. Eşitlik ile ilgili konular acil durum müdahalelerine ancak kadınlar ve marjinalleştirilmiş gruplar karar alma süreçlerine katılabildiğinde anlamlı bir şekilde entegre edilmiştir.

27 Ocak 2020, Wuhan’daki salgının ardından Çinli yetkili Li Keqiang yeni koronavirüs hastalarının tedavi edildiği Jintinyan Hastanesi’ni ziyareti sırasında sağlık çalışanlarıyla görüşüyor. REUTERS/cnsphoto
Farklı insan grupları, özellikle marjinalleştirilmiş topluluklar, Salgına bağlı oluşacak yaftalamalardan nasıl etkilenecek? Bu yaftalamaya nasıl karşı konulabilir?

Yeni koronavirüsle ilgili olarak bir yazarın da belirttiği gibi yaftalama virüsün kendisinden daha hızlı yayılabiliyor. Kanada’da, Çin’e seyahat etmiş  çocukların okula gelmesinin yasaklanmasına dair kimi ebeveynlerin dilekçe verdiklerini gösteren raporlar var. Avustralya’da çıkan sahte haberler tüketicileri “Çin Malları”ndan sakınılması konusunda uyarıyor. Bu ülkelerdeki düşük enfeksiyon riski göz önüne alındığında, bu yabancı düşmanı söylemlerin en baskın kamu sağlığı tehdidini oluşturduğu görülüyor.

Hükümete ve/veya sağlık hizmetlerine olan güvensizlikten dolayı gözetim, test ve bakımdan kaçınma ihtimali olan belli gruplar var mı? Mesela savunmasız azınlıklar… Bu gruplara nasıl ulaşılabilir ve bu gruplar nasıl korunabilir?

1980’lerde, Güney Amerika’daki HIV/AIDS salgınının ilk zamanlarında, en fazla risk altında olanların birçoğu test yaptırmaktan veya tedavi aramaktan korkuyordu. Çünkü bu insanlar, daha önceleri eşcinselliği bir hastalık olarak gören halk sağlığı kuruluşlarına güvenmiyordu. Koronavirüsten etkilenen bölgelerde hükümet yetkililerine güvenmeyen marjinalleştirilmiş gruplar var mı? Bu gruplara nasıl ulaşılabilir ve bu grupların hakları nasıl güvence altına alınabilir?

2 Ekim 2014, Ebola salgını sırasında, Mali, Kouremale sınırında bir sağlık görevlisi Guinea’den Mali’ye giriş yapan bir kadının ateşini ölçüyor. REUTERS/Joe Penney

Cinsel sağlık ve üreme sağlığı ihtiyaçlarının sağlanması gerekiyor mu?

Ebola salgını sırasında Batı Afrika’da, kaynakların salgınla mücadeleye aktarılmasıyla birlikte anne sağlığı merkezleri kapatılmıştı. Bunun sonucunda bölgede anne ölüm oranı yüzde 70 arttı, Batı Afrika halihazırda dünyadaki en yüksek oranlara sahip bölgelerden biriydi. Şu anki salgın sırasında sorulması gereken sorular arasına şu da eklenmeli: Karantinadaki gebe kadınlar bakım hizmetlerine erişebiliyor mu? Cinsel sağlık ve üreme sağlığı malzemeleri, örneğin gebelik önleyici ürünler, kolayca ulaşılabilir mi?

Bu gibi soruları şimdi –ölümlerin ardından gelecek incelemeleri beklemeden koronavirüs salgınının tam da ortasında- sormak ve yanıtlamak eşitsizlikleri artırmanın aksine salgınla mücadelenin etkisini artıracak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik edecektir. Toplumsal cinsiyet analizini mücadelenin her bir seviyesinde etkinleştirmek kısa vadede hayatları kurtarmaya yarayacaktır. Ayrıca gelecekte patlak verecek salgınlar için en iyi uygulamalar hakkında bilgi sağlayacaktır. Bu gibi soruları sormamanın bedeli ağır olabilir –ve bu bedel öncelikli olarak kadınlar tarafından sırtlanacaktır.

4 Şubat 2020, Tayland, Rayong bölgesindeki U-Tapao Havaalanı’nda koronavirüs salgınının merkezi Çin, Wuhan’dan tahliye edilen Tayland vatandaşlarını bekleyen göçmen bürosu memurları. REUTERS/Royal Thai Navy Handout.

 


[1] Julia Smith, Simon Fraser Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır.
[2]  Julia Smith’in 4 Şubat 2020 tarihli “Gender and the Coronavirus Outbreak” makalesinden çevrilmiştir. (https://www.thinkglobalhealth.org/article/gender-and-coronavirus-outbreak) ç.n.